Gülmeyi Unutan
Ağlar Dostum Gurbette..
Sevgi Rüzgarı
Bir rüzgar gelir
uzaklardan cana yakın dostmu dost.
Gurbet
Gözümde ufuklar gözümde
hasret,
Gurbet
Başımda bir deli sevda
Gurbet Diyor..
Türkülerde feryat eden
Gurbet Sancısı
Gurbet öyle bir sancı
ki
RUMELİLİYE DESTAN
Ey Rumeli’lim!Seninle
atıldı Avrupadaki köklü temellerim, 
Uzaktır
yolum sana hiçbir yer sen gibi değildir bana
Gurbete düştü yolum uzak kaldım ülkem sana
Ne kokun var sabahları güneş bir başka doğar
gökyüzüne
Gündüzü bile karanlık gibidir sor yoldan geçen
bir gurbetçi'ye
Bilmem ne zaman dönerim sana
Bilirim her zaman açıktır kucağın bana
Hasretin kalbimde gurbetteyim ama
Üzülmez mi insan uzaklarda gözyaşı dökmez mi
yurduna
Gurbetten sılaya düşemedi yolum
Gün geçer azar azar biter umudum
Ahhh be gurbette yaşayan anlar bir tek derdimi
Ben memleketimi görmeyi unuttum
Özlemin var her sana giden yolun ucunda bende
Her kuş'un ötüşü bile bir başka ya sende
Anlamaz derdimi senden uzak olmayan işte
Gülmeyi unutan ağlar dostum gurbette..
Sohbetine saatlerce konuş olmuyor inanki doyum.
Bahar gülü ne güzelmiş senin huyun suyun.
Bu rüzgar bitmesin sana olmuyor doyum.
Seni anlatmaya yetmez benim ömrüm güzelim.
Sen baktıkca gözlerinin içi güler ben sana nasıl
küserim
Çicekler soluk kalır senin yanında tatlı
şekerim.
Bu rüzgar bitmesin sana olmuyor doyum.
Bahar gülü dedim sana, sen buna laiktin bir
gülsün.
Yüzündeki o limikler ne hoş senin hep yüzün
gülsün.
Sen beyaz gül benim canım gülümsün.
Bu rüzgar bitmesin sana olmuyor doyum.
Benden selamlar olsun Giresun iline vede gülüne.
Seviyorum seni ben katlanırım elbetki dikenine.
Kalb kalbe karşıdır çeker insanı kendine.
Bu rüzgar bitmesin sana olmuyor doyum.
Sen elektoronik postamısın arar bulursun beni.
Cemilde sormadan edermi senin gibi bir çiceği.
Bir selamın gelmese bana içten üzersin beni.
İlden ile essin bu rüzgar kesmesin muhabbeti.
Sevdiğim uzakta adı da gurbet.
Gurbet gurbet sen çok zalımsın gurbet,
Gurbet gurbet evin yıkılsın gurbet.
Denizleri dağları aşamam gurbet,
Yüreğimde acıyla yaşamam gurbet.
Senden zalimini tanımam gurbet,
Gurbet gurbet belin bükülsün gurbet.
Uzakta sevdiğim bekler yolumu,
Aşılmaz dağların kırdı kolumu.
Dolaşırın gurbet gurbet
Yanar şu yüreğin narda
Dolaşırın gurbet gurbet
Zalim gurbet olmasaydı
Bağda gülüm solmasaydı
Bülbül dalına konsaydı
Gezer miydim gurbet gurbet
Özlen özlem olur gözüm
Küllenmiş yanmıyor közüm
Ağıt olmuş her bir sözüm
Dolaşırım gurbet gurbet
Garip bir hal gelir başa
Güllerim tutulur taşa
Bülbül feryat eder boşa
Dolaşırım gurbet gurbet
Sözler gurbet gurbet diyor
Uzaklara dalıp giden
Gözler gurbet gurbet diyor
Hasretin yürek yaktığı
Yaşın sel gibi aktığı
Gidenlerin bıraktığı
İzler gurbet gurbet diyor
Viran olmuş illerinde
Gariplerin dillerinde
Yüreğime derdi düştü
İçin için yiyor sanki
Pençe pençe beni deşti.
Ne tarafa gideyim ben
Kimden yardım dileyim ben
Aşkı nasıl bileyim ben
Vurup vurup beni eşti.
Feleğe ben küsüyorum
Gözyaşımı döküyorum
Derdi hep ben çekiyorum
Dertler bende birleşti.
Senin bağrından çıktı,nice Mehmet
Akiflerim,Yahya Kemallerim.
Sen ki;Avrupa kalelerinin burçlarında
bayraklaştın,
Açtın gönlünü sevgiye,dibi görünen sular kadar
berraklaştın.
Çıktın Orta Asya’dan uzandın ta Viyana’ya kadar,
Selam durur sana Tuna,eğilir önünde Rodoplar,alkışlar
seni Vardar…
Sen ki;Nefret ve kötülüğü lügattan
sildin,süpürdün
Anadolu’dan Rumeli’ye adaleti,hoşgörüyü ve
insanlığı götürdün.
Rumeli coğrafyasının dili olsa da bir anlatsa
eğer,
Ayakların kıtalara,kolların kutuplara,başın
yıldızlara değer.
Kahraman ecdadım mehter ve tekbirle gazaya
gelirdi,
Bir mektubu,ya da fermanıyla bütün bir Avrupa
hizaya gelirdi.
Miskinlik,tembellik,atalet ve sefaletle iyi
değildir aram,
Ortadoğu,Kafkaslar ve Balkanlar deyince hemen
deşilir yaram.
Kesildi sesim,soluğum,halbuki dün gür çıkardı
naram,
Viran olunca mamur yerler,olmaz mı bize yaşamak
haram?
Daha geçenlerde oradaydım,mahzun dolaştım o
yaban illeri,
Kısılmış ezan sesleri,lakin gür çıkıyor
kilisenin zilleri.
Üsküp’ten,Gostivar’dan,Sturga,Ohri ve Debre’den,
Kınalı’dan,Kocacık’tan,Selanik,Kavala ve
Gümilcine’den,
Size kucak dolusu sevgi veTanrı selamı getirdim,
Biri gözyaşı,diğeri de hasret,işte bu bir çift
kelamı getirdim.
Sessiz ve boynu büküktü Manastırdaki cami ve
minarelerin,
İçimi parçaladı,Sofya,Ruscuk,İşkodra,Kırcali’deki
hali biçarelerin.
Kan ağlıyordu için için ,Bosna,bağrı yanık
Kosova,Nazlı Budin
Der gibiydiler:“Terkettiniz bizi yaban illere,
bari bir dua edin.”
Makedonlar,Müslümanlarla aralarına fitne tohumu
ekmişler,
Ardından da Üsküb’ün başına devasa bir haç
dikmişler.
Baktım,solmuştu güller,susmuştu bülbüller,gördüm
koruk bağları,
İmdat diye bağırıyordu sanki,Rodop ve Şar
dağları.
Artık O meşhur Şar Dağı’ndan kalkan kazlar yok,
Kışa dönmüş mevsimler,O eski bahar ve yazlar
yok.
Rumeli…Silkinip bir atsa üzerini ahtapot gibi
saran ağları,
O zaman daha bir lezzetle tadacak ve yadedecek O
altın çağları.
Daha dün oraya Fatihce giderken,bugün ancak
turist olarak gidiliyor,
Lakin hala zengin medeniyetimizin gür izleri
temaşa ediliyor.
Ey Macaristanda Atilla’m,Niğboluda Yıldırım’ım,Kosovada
Murad’ım!
O cennet Rumeliyle özdeşleşmiş benim şanlı adım.
Ey Mohaçta Süleyman’ım,Plevnede gazi Osman’ım,Kanije’de
Hasan Paşa’m!
Artık bizim için o hatıralarla reklenir oldu
fani yaşam.
Ecdadımızın eserlerini görünce,irkildim durup
karşısında,
Kendimi Sakarya’da hissettim,dolaşırken Üsküp
çarşısında.
Sizler ,ey Rumelili
kahramanlarım,yiğitlerim,Alperenlerim!
Ey benim üçler,yediler,kırklar alemindeki
erenlerim!
Ey benim Anadolu’dan Rumeli’ye doğum sancım!
Dosta güvenim,düşmana karşı,kinim ve hıncım!
Bükülmeyen bileğim,eğilmeyen başım,keskin
kılıncım!
Ey benim gazayla Avrupa’yı fetheden şanlı
Akıncım!
Seninle veda ettik kar,bora,fırtına,soğuk ve
ayaza,
Seninle döndü Orta asyadaki o talihsiz bahtımız
beyaza
Şükrettik bu nimete,verdik kendimizi niyaza,
Kutlu yolunu terk etmeseydik,tarafımızdan
fethedilecekti feza.
Ne diyelim,yurda tekrar dönmek de
varmış,kaderinde, bahtında,
Unutmayın ki,siz hatırlı bir konuksunuz gönül
sarayımızın tahtında.
Biz ki,yerli yabancı ayırmadık,hiç birine
kızmadık,
Kimsenin kuyusunu kazmadık,karizmasını
çizmedik,planını bozmadık,
Sevgi dedik,adalet dedik,hoşgörü dedik,haddi
aşıp azmadık,
İnanın dostlar,önce siz dedik,daha yerlilerin
destanını yazmadık.
Teker teker destanını yazsak azdır Rumelideki
her şehrinizin,
Halisane hislerimin tercümanıdır bu sözler,ben
fahri hemşehrinizin.
Beraber olsam sizinle,bende ne keder kalır,ne de
gam,
Biliyor musunuz a dostlar?Ben bir Rumelili
güzele müştagam.
Ömrüm boyunca sizi sevgi ve saygıyla
selamlayacağım!
Ne zaman davet etseniz,inşallah yağmur olup
oraya damlayacağım.

